Sinir Bilimleri Araştırmalarında Cinsiyet Farkları Yok Sayılıyor

Yeni bir araştırmaya göre, en çok rağbet gören sinir bilimleri makaleleri; büyük oranda sadece erkeklerden oluşan katılımcılar üzerine yapılan çalışmalar içeriyor; bu oran, sadece kadın katılımcılarla yapılan çalışmalardan sekiz kat fazla. Ayrıca bu makalelerin sadece %5’ü verilerinde cinsiyet farklarını ciddiye alıyor, bu da kadınlarda nörolojik rahatsızlıkların gözden kaçırılabileceği anlamına geliyor.

Rebecca K. Rechlin ve meslektaşlarının gerçekleştirdiği araştırmada, 2009 ve 2019 yılları arasında sinir bilimleri ve psikiyatri alanında 6 dergi incelendi. 2009 ila 2019’da her iki cinsiyeti de içeren makalelerin sayısında %68 oranında bir artış görülmesine rağmen, bütün araştırmaların yalnızca %19’u muhtemel cinsiyet farklarını teşhis etmek üzere optimal bir tasarıma sahipti ve sadece %5’i 2019 yılında cinsiyeti bir değişken olarak göz önünde bulundurdu. On yıl içerisinde sadece tek bir cinsiyet üzerine yapılan çalışmalara dayalı makale sayısı aynı kaldı: %3 sadece kadınlar, %27 sadece erkekler. 2019’da, araştırmaların sadece %5’i (2009’da bu sayı %2 idi), muhtemel cinsiyet farklarının anlaşılmasına dönük optimal bir tasarıma ve analize sahipti. Araştırmacılar makalelerinde, bu yüzden, cinsiyet farklarının incelenmesinin nörolojik ve psikiyatrik hastalıklarda sağlayabileceği terapötik faydalara dair on yılda çok az ilerleme kaydedildiğini belirtiyor.

2019’da, sinir bilimleri ve psikiyatri makalelerinin %68’i her iki cinsiyet üzerine de araştırmalar içeriyordu. 2019’da araştırmaların sadece %19’u cinsiyeti tutarlı bir biçimde analizlerinde kullandı. Hem erkekler hem de kadınlar üzerine yapılan araştırmaların %59’u analizlerinde cinsiyeti bir değişken olarak kullanmadı. 2019’da gerçekleştirilen araştırmaların sadece %5’i, analizlerinde cinsiyeti bir değişken olarak kullandı. Sadece erkekler üzerine yapılan araştırmalar ise sadece dişiler üzerine yapılan araştırmalardan 8.5 kat daha fazlaydı.

Hakemli bir dergide yayımlanma süreci süren araştırma sonuçları BİOrXiv sitesinde okurların takdirine sunuldu.

Ana Görsel: Neuronline

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Son Yazılar

Totaliter Dostluk: Carl Schmitt Çağdaş Çin’de

Son birkaç yıldır Alman hukukçu Carl Schmitt'in çalışmaları Çin'de tam anlamıyla bir bomba etkisi yarattı. Floria Sapio,...

Geleceğe Dönüş

Hastalıkların ve siyasi çalkantıların damgasını vurduğu bu belirsiz zamanlarda, geleceğin ve geçmişin geri dönülmez bir şekilde kaybolup...

Filozof Paul Feyerabend Gerçekten Bilimin “En Büyük Düşmanı” mıydı?

Astroloji ve yaratılışçılığı savunan Feyerabend, bilim karşıtı olduğunu reddetti. İşler tuhaflaştıkça Paul Feyerabend'in önemi...

Jean-Paul Sartre’ın Maceraları

Jean-Paul Sartre (1905-1980) varoluşçu düşüncenin belki de en ünlü temsilcisidir. Onun felsefesi, insanların ileri düzeyde bir gerekçe...

Kant’ın Siyaset Felsefesi

Matt Qvortrup, Aydınlanma'nın önde gelen filozofunun nasıl biraz huzur aradığını anlatıyor. Gothaische gelehrte Zeitungen...

Otfried Höffe: “Yapmam gerekeni yaparsam umut edebilirim”

18. yüzyılın sonunda Immanuel Kant "Neyi ummaya izinliyim?" sorusunu sordu. Bundan 298 yıl önce bugün doğan büyük...

En Çok Okunanlar

Covid-19: Gerekçesiz Bir Acil Durumun Yarattığı İstisna Hali

Varsayımsal bir koronavirüs salgınına karşı alınan hummalı, irrasyonel ve...

Žižek: Koronavirüsü Karar Vermeye Zorluyor: Ya Küresel Komünizm Ya Orman Kanunları

Koronavirüsü paniği yayıldıkça, artık nihai bir seçim yapmamız gerekiyor:...

Yapay Zeka Covid-19 Teşhisinde Kullanılıyor

Zhongnan Hastanesi'nin radyoloji bölümünde yürütülen bir deneyde, personel bir...

Bunları da beğenebilirsinHep güncel
Popüler