Covid-19 Dolayısıyla Evde Kalınan Dönemde Prematüre Doğumlar Azaldı


Hakemler tarafından değerlendirilme aşamasında olan iki makaleye göre, Covid-19 pandemisi çerçevesinde alınan evde kalma önlemleri esnasında prematüre doğumlarda düşüş yaşandı. Araştırmaların biri İrlanda, diğeri Danimarka’da gerçekleştirildi. Veriler henüz değerlendirme aşamasında olsa da prematüre doğum oranlarında gözlemlerle de desteklenen ciddi bir azalma yaşandığını öne sürüyorlar.

Hamileliğin 37. haftasından önce gerçekleşen doğumlar prematüre olarak adlandırılıyor. Prematüre doğan bebeklerde ciddi tıbbi sıkıntılar yaşanabiliyor. Kısa vadede nefes alıp vermede sorunlar, bronkopulmoner displazi, apne; patent duktus arteriozus ve düşük kan basıncı gibi kalp hastalıkları, beyinde intraventriküler kanama, hipotermi, gastrointestinal sorunlar gibi komplikasyonlar görülebilir. Uzun vadede ise serebral palsi, öğrenme güçlüğü; gözlerde, dişlerde, işitmede sorunlar gibi sıkıntılar da yaşanabiliyor.

Bu yüzden erken doğumları en baştan engellemek bu sorunları tek tek tedavi etmekten daha iyidir. Pandemi döneminde prematüre doğumlarda görülen bu azalma genel olarak erken doğumun nedenlerini daha iyi anlamamızı sağlayabilir.

Hollanda’da yapılan araştırmada, evde kalma önleminin en sıkı uygulandığı 12 Mart ve 14 Nisan arasında yaşanan erken doğumlar son beş yıl içerisinde aynı dönemde görülen rakamlarla karşılaştırıldı. 28 haftadan önce doğan bebek sayısında %90 düşüş yaşandığı görüldü.

İrlandalı ve Danimarkalı bilim insanlarının birbirlerinden bağımsız gerçekleştirdiği bu araştırmalarda, erken doğumların, bilhassa da en erken gelişim döneminde yaşanan, dolayısıyla en tehlikeli olan durumların pandemi esnasında azaldığı görülüyor.

Hollanda’da yapılan araştırmada, evde kalma önleminin en sıkı uygulandığı 12 Mart ve 14 Nisan arasında yaşanan erken doğumlar son beş yıl içerisinde aynı dönemde görülen rakamlarla karşılaştırıldı. 28 haftadan önce doğan bebek sayısında %90 düşüş yaşandığı görüldü. İrlanda’da da erken doğum oranlarının bu yıl pandemi döneminde görülen evde kalma sürecinde oldukça azaldığını gözlemleyen Limerick Hastenesi’nden Dr. Roy Philip, 12 Mart ve Nisan sonuna kadar prematüre doğum oranlarını, 2001 itibariyle Ocak ila Nisan’da görülen rakamlarla karşılaştırdı. 2020’de bu rakamın daha önceki yıllara nazaran dörtte bir oranında olduğu görüldü. Bilhassa 2.2 libreden düşük ağırlığa sahip doğumlar normalde 1000’de üç iken, pandemi dolayısıyla yaşanan evde kalma döneminde bu tarz aşırı riskli prematüre doğumların hiç yaşanmadığı görüldü.

Şu anda prematüre doğumlarda görülen bu düşüşün sebebinin ne olduğu bilinmiyor. Ancak rakamlar pandemi dönemi ve öncesinde prematüre doğum oranlarında ciddi bir azalmaya işaret ediyor. Danimarka’daki araştırma bu düşüşün %90 oranında olduğunu gösteriyor.

Dünyanın diğer yerlerinde hastanelerde yapılan gözlemler de bu olgunun evrensel sayılamasa da yaygın olduğunu gösteriyor.

Alberta Calgary Üniversitesi’nde çalışan neonatalog Dr. Belal Alshaikh, Calgary’de prematüre doğumların salgın dolayısıyla eve kapanılan dönemde yarı yarıya düştüğünü belirtiyor. Rotterdam Erasmus Üniversitesi’nden (Hollanda) Dr. Irwin Reiss de prematüre doğum oranlarında bu rakamdan daha düşük de olsa bir azalma gözlemliyor.

Avustralya’da Melbourne Üniversitesi Kadın Doğum Hastanesi’nde de yine prematüre doğumlarda düşüş gözlemleniyor. ABD’de Nashville Hastanesi’nden neonatalog Dr. Stephen Patrick de benzer gözlemlerde bulunuyor. Patrick bu gözlemlerini Twitter hesabından paylaştığında diğer doktorların da benzer gözlemlerde bulunduğu görüldü.

Bunun nedenlerine dair henüz kesin bir bilgimiz yok. Bir nedenin evde kalan kadınların daha çok dinlenebilmesi olduğu öne sürülüyor. Başka bir neden de evde kalan kadınların daha az enfeksiyon yaşaması ihtimali. Grip gibi bazı virüsler prematüre doğum riskini artırabiliyor. Yine kimi erken doğum vakalarıyla bağdaştırılan hava kirliliği de bu dönemde düşmüştü.

Araştırmaların elde ettiği rakamların “oldukça ciddi” olduğunu söyleyen Atlanta Emory Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Dr. Denise Jamieson, bu gözlemlerin şaşırtıcı olduğunu düşünüyor. Ona göre prematüre doğumlarda pandeminin yarattığı stres dolayısıyla artış görülmesi daha muhtemel olurdu. “Prematüre doğum vakaları pek iyi anladığımız bir durum değildi, bunları engelleme girişimleri de genelde başarısız oldu,” diyor.

Bu verilerin doğrulanması halinde pandemi döneminde görülen bu düşüş sayesinde genel olarak erken doğumun nedenlerine dair daha çok bilgi edinebiliriz. Buna dair nasıl önlemler alınması gerektiği de daha netleşebilir. Bu durumda annelik izninin doğum önce başlaması gündeme gelebilir. Lancet’te yayınlanan bir araştırmaya göre, prematüre doğumlar dolayısıyla bilhassa gelişmekte olan ülkelerde yılda bir milyondan fazla ölüm vakası yaşanıyor. Erken doğumların nedenlerinin anlaşılması bu açıdan oldukça önemli.

Danimarkalı ve İrlandalı araştırmacılar şu anda bir takım oluşturarak pandemi dolayısıyla uygulanan evde kalma önlemlerinin erken doğumlar üzerindeki etkisini araştırmak üzere uluslararası bir araştırma grubu kuruyor.

“Yıllardır bu çok mühim alanda bir ilerleme kaydedilememişti. Görünüşe göre işe koyulmamız için bir virüs saldırısı gerekiyormuş” diyor Kopenhag Statens Serum Enstitüsü’nden Dr. Michael Christiansen.


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Son Yazılar

Göçebe Filozof: Rosi Braidotti ile Söyleşi

Kathleen O'Grady'nin yeni materyalizmin kurucularından, feminist insan-sonrası kuramcısı Rosi Braidotti ile söyleşisini, İnsan-Sonrası ve Göçebe Özneler kitaplarını Türkçe'ye kazandıran...

Çocuklukta Travma Biyolojik Yaşlanmayı Hızlandırıyor

Yaşamının ilk yıllarında travmaya maruz kalan çocukların biyolojik olarak daha hızla yaşlandığı görüldü. Ergenliğin ilk zamanlarda yaşanan travmanın hücresel...

Öğünlerin Zamanlaması Metabolizmanın Sağlığını Etkiliyor

Bedenimizde bulunan hücrelerin hemen hemen hepsinin 24 saatlik bir saati vardır. Pennsylvanya Üniversitesi Perelman Tıp Fakültesi’nde yapılan bir araştırmaya...

Terrabayt Pazar Sohbetleri – Normal İnsanlar

Bu hafta, Hulu tarafından diziye uyarlanan Sally Rooney'nin Normal İnsanlar isimli kitabını konuştuk. "Yerinde bir tabirle başkalaşım adı verilen, zihin...

“Madde hisseder, konuşur, acı çeker, arzular, özler ve anımsar”: Karen Barad ile Röportaj Bölüm 2

S4: Her ne kadar “toplumsal cinsiyet” teriminin cinsiyet çalışmaları alanının tartışmasız temeli olduğu düşünülse de, söz konusu terimin...

Madde Hisseder, Konuşur, Acı Çeker, Arzular, Özler ve Anımsar: Karen Barad ile Röportaj [1]

Soru: “Yeni materyalizm,” terim olarak 1990’lı yılların ikinci yarısında Manuel DeLanda ve Rosi Braidotti tarafından ortaya atıldı. Yeni materyalizm,...

En Çok Okunanlar

Covid-19: Gerekçesiz Bir Acil Durumun Yarattığı İstisna Hali

Varsayımsal bir koronavirüs salgınına karşı alınan hummalı, irrasyonel ve...

Žižek: Koronavirüsü Karar Vermeye Zorluyor: Ya Küresel Komünizm Ya Orman Kanunları

Koronavirüsü paniği yayıldıkça, artık nihai bir seçim yapmamız gerekiyor:...

Yapay Zeka Covid-19 Teşhisinde Kullanılıyor

Zhongnan Hastanesi'nin radyoloji bölümünde yürütülen bir deneyde, personel bir...

Bunları da beğenebilirsinHep güncel
Popüler